Posts Tagged ‘Abdurrahim Karakoç’

Abdurrahim Karakoç – Size Bıraktım

Kasım 11, 2009, Posted by ask_hamali at 15:20

Size Bıraktım
Bana  verin Mevlana’yı, Yunus’u verin
Mecnun’u, Leyla’yı size bıraktım
Kırk yıldır susuzum, bir tas su verin
Irmağı, deryayı size bıraktım
Talipli değilim şöhrete, şana,
Makamı, rütbeyi yük etmem cana
Dostluk, sevgi, şefkat yetişir bana,
Dövüşü, kavgayı size bıraktım.
Zaman yoktur ekip, biçip, sürmeme
Ham topraktan haram mahsul dermeme
Bir tek gönül kâfi gelir girmeme
Konağı, sarayı size bıraktım.
Çokta değil, hakta buldum huzuru,
İstediğim alınteri, [...]

Read More

Abdurrahim Karakoç – Cevapsız Kalan Sualler

Kasım 10, 2009, Posted by ask_hamali at 08:51

Cevapsız Kalan Sualler
Yürü: duvar beton, otur yer beton
Tavana bakarsın ‘ bakma der’ beton
- Yağmur kokan toprakların nerede?
Ne çiçekler açar, ne kuşlar öter
Yolların on adım ötede biter
- Serbest gezen ayakların nerede?
Her günü hasrettir haftanın ayın
Hani ya bayramın, düğünün, toyun?
- İlin, yurdun, konakların nerede?
Gönlün gamdan göçer, gama taşınır
Boş direkler boynu bükük düşünür
- Dalga dalga bayrakların nerede?
Deprem [...]

Read More

Abdurrahim Karakoç – Bırakmıyorlar

Kasım 10, 2009, Posted by ask_hamali at 08:43

Bırakmıyorlar
Yad elden yanıma cağırdım seni
Gelmek istiyorsun bırakmıyorlar
Rüyada, mektupta albümde seni
Bulmak istiyorsun bırakmıyorlar
Umutlar hayaldir acılar gerçek
Çileye muhkumsun, kim ne bilecek
Ya bir kuru selam, ya bir top çicek
Salmak istiyorsun, bırakmıyorlar.
Otuz yıl ağladın hep yana yana
Yeter, yazık diyen olmadı sana
Vefasız dostluğa kalleş zamana
Gülmek istiyorsun bırakmıyorlar
Çalış derler ayak, bağlı el bağlı
Konuş derler, dudak bağlı, dil bağlı
Kalk git derler, [...]

Read More

Abdurrahim Karakoç – Şiire Dair

Kasım 9, 2009, Posted by ask_hamali at 18:31

Şiire Dair
Şiir bir cennet bahçesi
Girmeyene anlatılmaz.
Cennet nedir, bahçe nasıl?
Görmeyene anlatılmaz.
Şair gülü, şükür gülü
Yaprak yaprak dokur gülü
Her mısradan fikir gülü
Dermeyene anlatılmaz.
İne gönül, kalka gönül
Hep doğruya baka gönül
Hak vergisi.. Hakka gönül
Vermeyene anlatılmaz.
Şiir toprak kokusudur
Şiir damla damla sudur
Ermişlerin duygusudur
Ermeyene anlatılmaz.
Şairler sultanı Yunus
Her sözü yüz defa yumuş
Aşk bağına dergâh kurmuş
Varmayana anlatılmaz.
Abdurrahim Karakoç

Read More

Abdurrahim Karakoç – Dün Gece

Kasım 9, 2009, Posted by ask_hamali at 17:22

Dün Gece
Çelik testereyle kestim suları
Yıkadım duvara astım suları…
Düşümde düşüme girdim dün gece
Buluta yaslandım ışığı tuttum.
Seni hatırladım, seni unutdum
Kendimi kendime sordum dün gece
Topladım yolları eyledim yumak
Musalladan gayri görmedim durak…
Durmadan düşünüp durdum dün gece
Toprağı boyadım otlar ağladı
Oturdum Kalkmadım atlar ağladı…
Tuttum yorgunlğu yordum dün gece
Dertler gecikince gidip yokladım
Yırtık bohçalarda umut sakladım
Kırgınlık bağını kırdım dün gece
Şişelerde mahkum çiçek [...]

Read More

Abdurrahim Karakoç – Beşinci Mevsim

Kasım 9, 2009, Posted by ask_hamali at 16:20

Beşinci Mevsim
Düştü can evime dördüncü cemre
Dünyayı üçüncü gözümle gördüm.
Dörtyüz seksenbeş gün çekti bir sene
Onaltıncı aya takvimsiz girdim.
Aynalara baktım korku gösterdi
Saatler her sabah kırkı gösterdi
Namlular, nişanlar Türk’ü gösterdi
Hayatım boyunca hedefte durdum.
Gül sundum yediler, koklamadılar
Armağan can verdim saklamadılar
Gittim… gelir diye beklemediler
Kaybolan gölgemi yollara sordum.
Getirdim yanıma ay’ı bir karış
Ölçtüm ki dağların boyu bir karış
Şehiri bir adım, köyü [...]

Read More

Abdurrahim Karakoç – Ben

Kasım 9, 2009, Posted by ask_hamali at 06:15

Ben
Ben: Karlı dağların deli rüzgârı..
Ben: Tozlu yolların demirbaşıyım.
Ben: suyu kurumuş sevgi pınarı…
Ben: Toprak bekçisi, mezar taşıyım.
Ben: Hep yıllar yılı kanayan çıban…
Ben: Fikir sürüsün yitiren çoban.
Ben: Hayâl peşinde çarıksız taban…
Ben: gurbet ağzında bulgur aşıyım.
Ben: çürük bir gemi aşk denizinde..
Ben: Yağmur damlası dostun izinde.
Ben: Yanıp kül oldum aşkın közünde…
Ben: Kara sevdanın dert yoldaşıyım.
Ben: Koyu düşmanım yersiz [...]

Read More

Abdurrahim Karakoç – Beklemek

Kasım 9, 2009, Posted by ask_hamali at 06:08

Beklemek
Sarıca düzü’nde bir yığın toprak
Sulanır her sabah göz yaşlarımla
Mihriban, Mihriban uyan da bir bak!
Hasret düğüm düğüm ak saçlarımda
Ardıçlı ağaçlarda gene ay doğar…
Akasya gölgeleri delik – deşik…
Bir pınar ağlar sabahtan akşama dek
Yapraklar sallanır, ışıklar söner
Büyüdükçe büyür içimde bir dert
BEKLEMEK…
Abdurrahim Karakoç

Read More

Abdurrahim Karakoç – Gölge Oyunu

Kasım 8, 2009, Posted by ask_hamali at 17:46

Gölge Oyunu
Ben avcı olurum, o ceylan olur
Kovalar dururum kendi gölgemi.
Umut toprak olur, dert zaman olur
İp takar sürürüm kendi gölgemi.
Her kuşluk vaktine, her ikindiye
Bölerim gölgemi üçe, ikiye
Eli boş bebekler oynasın diye
Armağan veririm kendi gölgemi.
Gölgemde bir değil bin yara kanar
Gölgeme değerse gölgeler yanar
Geceleri gölgem yollarda donar
Kar gibi kürürüm kendi gölgemi.
Soyunur aynalar ışıktan, renkten
Bazen akşamüstü, bazen çok [...]

Read More

Abdurrahim Karakoç – İncitme

Kasım 6, 2009, Posted by ask_hamali at 14:17

İncitme
Gölgesinde otur amma
Yaprak senden incinmesin.
Temizlen de gir mezara
Toprak senden incinmesin.
Yollar uzun, yollar ince
Yol kısalır aşk gelince
Yat kurban ol İsmail?ce
Bıçak senden incinmesin.
Burdayım de ararlarsa
Doğru söyle sorarlarsa
Tabutuna sararlarsa
Bayrak senden incinmesin.
İl göçsün göçtüğün vakit
Yol yansın geçtiğin vakit
Suyundan içtiğin vakit
Irmak senden incinmesin.
Toz konmasın sakın sana
Hakkı geçer halkın sana
Gücenmesin yakın sana
Uzak senden incinmesin.
Abdurrahim Karakoç

Read More
 Page 2 of 3 « 1  2  3 »